Patolojiler

Patolojiler
  1. EGG DROP SENDROMU-76

    EDS-76

    ETİYOLOJİ:

    Adenovirus EDS-76

    BULAŞMA:

    – Horizontal bulaşma: temelde dışkı kaynaklı olmakla birlikte eksüdatla direkt yolla bulaşır.

    – Vertikal bulaşma: yumurta yoluyla bulaşma önemlidir, çünkü yumurtlama periyodunun başlangıcındaki hormonel değişimlerle viral atılım arasında bir ilişki olduğu ortadadır.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    Yaklaşık 3 ila 10 hafta boyunca yumurtlama noksanlığı görülür. Yüzdedeki düşüş değişkendir ve yumurtlama verim yüzdelerinin infeksiyon öncesi seviyelere geri dönüşünü sağlamak genelde mümkün olmamaktadır. Yem tüketiminde azalma izlenir.

    LEZYONLAR:

    Yumurta kanalını ve kabuk bezini etkiler, bu şekilde yangısal değişikliklere sebep olur.

    DİAGNOZ:

    – Etmen identifikasyonu: viral izolasyon.

    – Serolojik: ELISA, IHA.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Etkin bir tedavi yoktur, bu hastalıktan korunma için en yaygın biçimde kullanılan yöntem, büyütme döneminde inaktif aşılarla aşılamadır.

  2. GUMBORO

    IBD, İNFEKSİYÖZ BURSAL HASTALIK

    ETİYOLOJİ:

    Bir RNA virus olan Birnavirus, çevresel koşullar altında oldukça dirençlidir. Serotip 1 ve 2’ye (apatojenik) sahiptir. ABD’nde varyant serotipler bulunmaktadır.

    BULAŞMA:

    – Direkt: dışkıyla.

    – İndirekt: fomitler, çiftlik personeli ve Alphitobius diaperinus gibi sinekler ile.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    İshal, karışık tüyler, septik şok, depresyon, prostrasyon ve ibikte solgunluk dikkat çeker. Bağışıklığın baskılanması sonucu sekonder belirtiler meydana gelir: aşılara daha az cevap verme, koksidiyoz ve diğer patolojik olayların insidansında artış şekillenmesi gibi reaksiyonlar izlenir. Zayıflık, beyaz ishal, karışık tüyler gibi belirtilerin izlenmesi ve kaslarda kanamalar, ödem ya da bursal atrofi gibi lezyonlar dikkate alınarak varsayımsal bir tanı koymak mümkündür.

    LEZYONLAR:

    Bursa boyunda artış görülür, içerisinde jelatinöz ve hemorajik içerik bulunan ödem, hastalığın ilerleyişi sırasında atrofik hale geçer. Baldırlarda ve göğüs kaslarında kanamalar şekillenir. Renal değişiklikler: inflamasyon ve ürat birikimi izlenir. Virusun virülens derecesi ve lenfositer yıkımlama kapasitesi, bursal dokunun histolojik analizi ile öngörülebilmektedir.

    DIAGNOZ:

    – Etmen identifikasyonu: İzolasyon, RT-PCR, RFLP.

    – Serolojik: ELISA.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Bu hastalığa karşı etkin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır, bunun yanında sekonder ajanların ve baskılanmış bağışıklık belirtilerinin kontrol edilebilmesi amacıyla hasta hayvanlara bazı ilaçlarla yardım edilebilmektedir. Bu hastalıktan korunma için en önemli temel unsurlardan biri damızlık hayvanlarda inaktif aşılar ile aşılama uygulanarak gelecek nesiller için iyi seviyede pasif bağışıklık sağlamaktır. Civcivler maternal bağışıklık seviyesi uygun olduğunda canlı aşılar ile aşılanmalıdır, bu şekilde aşı nötralize olmayacaktır. Aynı derecede önemli olmak üzere yüksek düzeyde biyogüvenlik, dezenfeksiyon ve haşerelere karşı koruma oluşturulması ve bunların yanında hastalık insidansını düşürmek için çoklu-yaş sistemlerinden kaçınılması gerekmektedir.

  3. KANATLI KOKSİDİYOZ

    ETİYOLOJİ:

    Eimeria sp.

    BULAŞMA:

    Direkt: dışkıyla temas sonucu oral yolla.

    İndirekt: altlık ve diğer kontamine materyallerle.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    Klinik formlar: Sindirim sistemi belirtileri, zayıflık, depresyon, kanlı ishal.

    Sub-klinik formlar: üretim indeksinin düşük olması.

    Bu klinik belirtilerden her biri tanı koymada sadece yardımcı olabilir, çünkü bunlar sık görülen ve spesifik olmayan belirtilerdir.

    LEZYONLAR:

    İntestinal ve sekal lezyonlar izlenir.

    DİAGNOZ:

    Etmen identifikasyonu: direkt mikroskopik gözlem ya da diğer koprolojik teknikler ile dışkıda oosistlerin gözlemlenmesi ve sayımı sonucu tanı konur.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Tedavi ve tıbbi proflaksi için, iki gruba ait koksidiyostatik ilaçlar uygulanmaktadır: sözü geçen ilaçlar iyonofor ve kimyasal grup olarak adlandırılır. Bu ilaçlar tek başlarına ya da kombinasyon halinde kullanılır ve hızlı veya yavaş rotasyonel programlar takip edilir. Aşı uygulaması ile koruma ise patojen ya da prekoksiyöz oosistler içeren canlı aşılar kullanılarak yapılmaktadır. Üretim koşulları ile zemin tipi, altlık ve havalandırma, sıcaklık ve nem gibi çevresel faktörler de bu hastalığın önlenmesi için şüphesiz önem taşımaktadır.

  4. KOLİBASİLLOZ

    ETİYOLOJİ:

    Escherichia coli.

    BULAŞMA:

    – Horizontal bulaşma

    – Direkt: Dşkı materyali ile temas yoluyla.

    – İndirekt: Kontamine su, materyaller ya da çevresel şartlar yoluyla.

    – Vertikal bulaşma: Hijyenik koşulları yetersiz olan bir inkubatörde kirli yumurtaların sarısı ya da kabuğu yoluyla.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    – Sindirim sistemi formu: ishal ve emilim bozukluğu görülür.

    – Solunum sistemi formu: hava kesesinin etkilenme durumuna göre değişkenlik gösterir.

    – Diğer klinik formlar: bazen eklemlerdeki infeksiyonlar sebebiyle lokomotor belirtiler ya da sistemik bir etkilenme durumunda genel ve spesifik olmayan belirtiler gözlemlenir.

    LEZYONLAR:

    Omfalitis, enteritis, akut septisemiler, hava kesesi inflamasyonu, salpinjitis, sinovitis ve artritis tespit edilir.

    DİAGNOZ:

    – Etmen identifikasyonu: kültür ve identifikasyon.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Hijyen ve yönetim koşullarını iyileştirmek ve genel olarak da duyarlılık testlerini takiben ilaç uygulaması veya inaktif aşılarla aşılama yapılması gereklidir.

  5. KRONİK SOLUNUM YOLU HASTALIĞI

    CDR

    ETİYOLOJİ:

    Mycoplasma gallisepticum, viral ve bakteriyel sekonder infeksiyöz ajanlar ve elverişsiz çevresel etkiler.

    BULAŞMA:

    – Direkt bulaşma: Aerosoller ve sekresyonlar ile.

    – İndirekt bulaşma: Fomitler ve çiftlik personeli ile.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    Öksürme, hapşırma, nazal eksüdat oluşumu izlenir. Genel olarak, tanıya sadece yön verebilen spesifik olmayan solunum sistemi belirtileri izlendiğinde hastalık tespit edilir.

    LEZYONLAR:
    Hava keselerinde inflamasyon, peritonitis, perikarditis ve poliserozitis görülür.

    DİAGNOZ:

    – Etmen identifikasyonu: Kültür ve identifikasyon, PCR.

    – Serolojik: PAT, IH, ELISA.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:
    CRD ile mücadelede antibiyotik tedavisi temeli oluşturmaktadır. M. gallisepticum’dan ari hayvanlardan oluşan bir sürü oluşturulması gibi, sekonder kontaminasyon ve çevresel şartların kontrolü de aynı şekilde önem taşımaktadır. M gallisepticum için inaktif bir aşıyla aşılama hem patolojik açıdan hem de üretim seviyesinde faydalı etkiler sağlaması bakımından önem arz eder, çünkü aşı uygulaması bu sendrom için spesifik immünite sağlamaktadır.

  6. MİKOPLAZMOZİS

    ETİYOLOJİ:

    Mycoplasma gallisepticum yaşayabilmek için bir konağa ihtiyaç duyar, ancak bazı olgularda uzun zaman boyunca aktif olarak kaldığı gözlemlenmiştir.

    BULAŞMA:   

    – Horizontal bulaşma

    – Direkt: Aerosoller ve sekresyonlar ya da vahşi kuşlar ile.

    – İndirekt: Kemirgenler, personel ve ekipmanla.

    – Vertikal bulaşma: Üreme kanalının kolonizasyonunu takiben transovaryan yol ile.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    Escherichia coli ile komplike olduğunda kronik solunum yolu hastalığına (CRD) neden olan solunum sistemi belirtileri izlenir.

    LEZYONLAR:

    Hava kesesi inflamasyonu, perikarditis ve perihepatitis.

    DIAGNOZ:

    – Etmen identifikasyonu: Kültür ve identifikasyon, PCR.

    – Serolojik: PAT, IH ve ELISA.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Antibiyoterapi, ekonomik hasarın hafiflemesine ve semptomatolojinin kontrolüne yardımcı olur ancak, sadece antibiyotik kullanarak bir infeksiyonun çiftlikten uzaklaştırılması neredeyse imkânsızdır. Koruma amaçlı olarak, aşağıdaki maddeleri dikkate alan bir strateji tasarlamak gereklidir: replasman hayvanlarının kontrolü, ciddi biyogüvenlik kuralları, koruyucu antibiyotik tedavileri ve inaktif aşıların kullanımı. İnaktif antijenlerle aşılamalar ekonomik hasarın, ciddi klinik belirtilerin, mortalitenin, hastalık yayılmasının ve civcivlere vertikal bulaşmanın sınırlandırılmasını sağlamaktadır.

  7. NEWCASTLE DISEASE

    AVIAN PSEUDOPESTIS, AVIAN PLAGUE, RANIKHET DISEASE

    AETIOLOGY:

    Paramyxovirus, RNA virus, haemoagglutinant and haemolytic capacity. There are various degrees of pathogenicity: lentogenic, mesogenic and velogenic.

    TRANSMISSION:

    – Direct: by faeces and respiratory exudates.

    – Indirect: through mechanical vectors.

    CLINICAL SIGNS:

    An orientational diagnosis can be carried out by observation of some symptoms and lesions.

    – Viscerotropic form: Haemorrhages, diarrhoeas, deaths, respiratory signs and a drop in the production and quality of eggs.

    – Neurotropic form: Nervous stiff neck and respiratory problems.

    LESIONS:

    – Viscerotropic form: Haemorrhages in parenchymal organs, fundamentally in the digestive system (proventricle and intestine) and respiratory (irritated and congestive trachea).

    – Neurotropic form: haemorrhages in nervous and respiratory systems.

    DIAGNOSIS:

    – Causal agent identification: Viral isolation from a swab taken from the trachea or cloacae, PCR.

    – Serological: ELISA, IHA, SN.

    TREATMENT, PREVENTION AND CONTROL:

    There is no effective treatment. Prevention is the most extended and effective strategy. There are live and inactivated vaccines for disease control, which are made from lentogenic strains. There are countries where vaccination is subject to governmental regulations, because it is obligatory to declare the disease. The type of vaccination programme has to be decided upon depending on the prevalence of the disease and degree of virulence of the field virus existing in a region.

  8. PNEUMOVIRUS AVIAR (APV)

    SHS, TURKEY RHINOTRACHEITIS, TRT, AVIAN PNEUMONIA

    AETIOLOGY:

    Avian Pneumovirus acts as a primary agent; after that, secondary microorganisms appear and the process may be worsened due to unfavourable environmental conditions.

    TRANSMISSION:

    – Direct: By contact with respiratory secretions.

    CLINICAL SIGNS:

    Respiratory signs such as nasal dripping, cough, sneezes, submandibular oedema (Swollen Head). Egg production drop and changes in egg colour. Diagnosis by observing symptoms is only for orientational purposes and must be confirmed by other techniques.

    LESIONS:

    Respiratory: Rhinitis, tracheitis and serous or purulent sinusitis. Airsacculitis, pneumonia, perihepatitis and pericarditis produced by secondary microorganisms may appear.

    DIAGNOSIS:

    – Causal agent identification: PCR, viral isolation.

    Serological: ELISA, seroneutralisation, and Indirect Immunofluorescence.

    TREATMENT, PREVENTION AND CONTROL:

    There is no effective treatment against the disease, although concomitant infections can be controlled. Environmental conditions should be controlled for the purpose of reducing the severity of clinical manifestations. Live and inactivated vaccines are the best options for controlling the disease.

  9. SALMONELLOSIS

    PARATYPHOID, FOWL TYPHOID, PULLORUM DISEASE, WHITE DIARRHOEA

    AETIOLOGY:

    Salmonella sp.

    TRANSMISSION:

    – Horizontal transmission:

    – Direct: By contact.

    – Indirect: by vectors, especially rodents and wild birds. – Vertical transmission: by colonisation of the chicken’s reproductive system.

    CLINICAL SIGNS:

    Digestive signs that can develop and cause septicaemias. Depending on the species of Salmonella, there are delays in growth and drop in production.

    LESIONS:

    Inflammation of the yolk sac, enteritis, pericarditis, perihepatitis, peritonitis and accumulation of caseous exudates, especially at the level of caeca.

    DIAGNOSIS:

    – Causal agent identification: Culture and bacterial isolation.

    – Serological: ELISA, PAT.

    TREATMENT, PREVENTION AND CONTROL:

    With antibiotics has limited efficacy, because it is a disease that easily chronifies producing asymptomatic carriers. The use of inactivated vaccines helps to prevent it and to limit the severity of the clinical signs, the mortality, costs of medication and vertical transmission by ovarian or faecal route. Control of salmonella has to be an all-around strategy based on the following points: only animals free of it may enter farms, testing of raw materials, consumption of non-contaminated feedstuff, and control measures for vectors as well as for possible routes of entrance such as water, litter, pets or insects. Therefore, strict rules of biosecurity must be thoroughly established on all farms.

  10. TAVUK ÇİÇEĞİ

    ETİYOLOJİ:

    Poxvirus, DNA virus

    BULAŞMA:

    – Direkt: Su ya da yem yoluyla bulaşma.

    – İndirekt: Sivrisinek ve diğer sinekler gibi vektörler aracılığıyla.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    – Nemli ya da difterik form: Solunum sistemi belirtileri ve yem tüketiminde azalma izlenir. Mortalite oranları ve üretimdeki düşüşler değişkendir.

    – Kutanöz (deri) form: Bakteriyel komplikasyonlar meydana gelmediği takdirde klinik belirtiler izlenmez. Sadece karakteristik lezyonlar görülür.

    LEZYONLAR:

    – Nemli ya da difterik form: Ağız boşluğunda muköz membranlarda, özefagus ve trakeada fibrinöz-nekrotik lezyonlar izlenir.

    – Kutanöz (deri) form: Tüy bulunmayan bölgelerde papül ve kabuk oluşumu (ibik, çene, bacaklar, vb.) dikkat çekicidir.

    DİAGNOZ:

    Tanı, histopatolojik analiz ile doğrulanabilir; histopatolojik analiz uygulaması sitoplazmik inkluzyon cisimciklerinin ve Böllinger cisimleri adıyla anılan patognomonik bulguların gözlemlenmesi ile yapmaktadır. Bu oluşumlar hastalık için karakteristik özellik taşımaktadır.

    – Etmen identifikasyonu: İzolasyon ve identifikasyon.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Semptomatik tedavi mümkün olsa dahi, etiyolojik bir tedavi yoktur. Canlı aşılarla aşılama etkin bir koruma sağlamaktadır. Bunun yanında, hijyenik bakım koşulları, biyogüvenlik ve vektör kontrolünün gerekliliği, hastalığın kontrol altına alınmasındaki ilgileri nedeniyle vurgulanmalıdır.

  11. İNFEKSİYÖZ BRONŞİTİS

    IB

    ETİYOLOJİ:

    Coronavirus, hemaglütinasyon özelliğine sahip olmayan bir RNA virustur. Rekombinasyon kapasitesi çok yüksektir; ısıya dayanıksızdır ve dezenfektanlara karşı duyarlıdır. Birçok serotipi bulunmaktadır.

    BULAŞMA:

    – Direkt: Sekresyonlarla temas ya da aerosoller ile.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    Solunum: Genç hayvanlarda öksürme ve hapşırma görülür. Üreme: erişkin hayvanlarda yumurta kabuğunda ve yumurtanın iç kalitesinde değişiklikler meydana gelir. Klinik belirtilerin gözlemlenmesiyle tanı konulması, belirtilerin spesifik olmaması nedeniyle zordur.

    LEZYONLAR:

    – Solunum sistemi: Eksüdat birikimi ile konjesyona uğramış trakea dikkat çeker.

    – Üreme sistemi: Yumurta kanalı ve yumurtalık değişimleri nedeniyle yumurta düşmesi artar ve yumurta kabuğunda problemler şekillenir.

    – Renal: Etki eden suşun karakteristiğine bağlı olmak üzere böbrekler hasara uğrayabilir.

    DİAGNOZ:

    – Etmen identifikasyonu: Virusun izolasyon ve identifikasyonu, PCR

    – Serolojik: ELISA, IHA, SN

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Viral infeksiyondan sonra tespit edilebilecek sekonder ajanlara karşı antibiyotik tedavisi önerilmektedir. Hastalığın önlenmesinde canlı ve inaktif aşılar iyi sonuçlar vermektedir. Bir çiftlikte tespit edilmiş olan serotiplerden farklı serotipleri içeren aşıların kullanılmaması önemlidir.

  12. İNFEKSİYÖZ KORİZA

    ETİYOLOJİ:

    Avibacterium paragallinarum, A, B ve C serotipleri.

    BULAŞMA:

    – Direkt: Nazal eksüdatlarla.

    – İndirekt: kontamine suluk ve yemlikler ile. Replasman hayvanlarının getirilmesi ile çiftlik ortamına hastalığın taşınmasına da sık rastlanmaktadır.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    – Solunum sistemi: Yüz ödemi, nazal ve oküler eksüdat atılması yanında yem tüketiminde ve yumurtlamada keskin bir düşüş izlenir.

    LEZYONLAR:

    Sinüzitis, rinitis ve konjonktivitis izlenir.

    DIAGNOZ:

    – Etmen identifikasyonu: Eksüdatlardan veya svaplardan mikroorganizma izolasyonu, PCR.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Akut fazda kemoterapötiklerle tedavi uygulanması mortalitenin, hastalık dağılımının ve üretim kayıplarının kontrol edilmesine yardımcı olmaktadır, ancak kronik fazda sınırlı bir etkinlik sağlar. Üç serotipi de bulunduran inaktif aşılarla aşılama uygulanması, en yaygın ve en etkin stratejidir. Kontrolün etkin olabilmesi için, çoklu-yaş sistemlerinin önlenmesi ve replasman hayvanların kontrolü gibi yüksek biyogüvenlik ölçütleri sağlanmalıdır.

  13. İNFEKSİYÖZ LARİNGOTRAKEİTİS

    ILT

    ETİYOLOJİ:

    Herpesvirus, DNA virus.

    BULAŞMA:

    – Direkt: hayvanlar arası temas.

    – İndirekt: Vektörler aracılığıyla.

    KLİNİK BELİRTİLER:

    Solunum sistemi: Öksürme, horlama ve güç soluma, trakea üzerindeki mukus (balgam) nedeniyle blokaj oluşum miktarı artar. Bu mukus solunum yolunu bloke eder ve hayvanın asfeksiden ölümüne neden olabilir. Üretimde çeşitli düzeylerde düşüş görülür.

    LEZYONLAR:

    Hemorajik trakeitis ve inflamatuar eksüdatlar trakeal lumeni kaplar. Trakeanın histopatolojik muayenesi yardımcı olabilir, trakeada intranüklear inkluzyon cisimciklerinin tespit edilmesi patognomonik bir bulgudur.

    DIAGNOZ:

    – Etmen identifikasyonu: Viral.

    – Serolojik: ELISA, IF.

    TEDAVİ, ÖNLEMLER VE KONTROL:

    Hastalık önlenmesindeki en etkin metot, yüksek riske sahip bölgelerde canlı aşılar ile bireysel aşılama uygulanmasıdır.